Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in CNN International ile gerçekleştirdiği söyleyişiyi izleyince aklıma Emrah’ın meşhur albümlerinden biri olan ve sinemaya da aktarılan Boynu Bükükler geldi.

Özgür Özel, hayatın sillesiyle ilk defa karşılaşan bir ergen gibi boynunu bükmüş, ağlamsı bir ses tonuyla şikayet ediyor. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanıp cezaevine gönderilmesine sözde Demokrasinin Beşiği olarak adlandırdığı İngiltere’nin ve hükümetteki İngiliz İşçi Partisi’nin tepki göstermemesine o kadar içerlemiş ki “Yalnız bırakıldık” diye hayıflanıyor. O kadar ki, İngiltere Türkiye’ye nota verse, Ekrem’i 24 saat içerisinde serbest bırakmazsanız savaş ilan edeceğiz dese öyle sevinecek ki o sevinçten Cumhuriyet ile başlayan partisinin ismini Kraliyet Halk Partisi olarak değiştirmesi işten bile değil.

“Ya istiklal ya ölüm” diyerek manda ve himayeyi kabul etmeyen, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası CHP’nin İngilizler’den destek dilenmesi ne acı bir sondur. Bu duruma çakma Atatürkçülerden henüz bir itiraz, kınama ya da başka bir tepki gelmezken hangi siyasi görüşten olursa olsun tam bağımsız bir Türkiye idealini yaşatan herkesi derinden yaralamıştır.

Bir ülkenin iktidara alternatif olarak görülen Ana Muhalefet Partisi’nin kendi ülkesinin iç meselelerine dış destek arayışı bir zihniyet bozukluğunun eseridir. Önceleri “Ordu göreve” çağrıları yapan bu köhne zihniyetin, ordudan ümidini kesince yurt dışından destek araması şaşırtıcı değildir. Çünkü, iç siyasette politika üretemeyen, birbirlerinin ayağını kaydırmak için mücadele halinde olan, ülkenin değil partiye hakim odakların ikbali için uğraşan bir partinin olağan yollardan iktidara gelmesi mümkün görünmüyor.

Bu durum Türkiye’nin aslında en temel sorunlarından birinin iktidara alternatif bir muhalefetten yoksun oluşudur. Yoksa demokratik bir ülkede 23 yıldan beri aynı Parti’nin iktidarda durması çok zordur.

Tanzimat Aydınlarından bize miras kalan Avrupa karşısındaki eziklik psikolojisine Özgür Özel’in şahsında bir kere daha rastlamış olduk. Mütareke döneminde İngilizlerden yardım isteyen, “Bizi İngilizler adam edebilir” diyen Cenab Şahabettin ve Ali Kemal’den Özgür Özel’in ne farkı var? Hadi onlar Padişahçıydı, Özgür Özel ise sözde Atatürkçü.

Demokrasinin beşiği diye övdüğü İngiltere karşısında kendi ülkesinin binlerce yıllık kadim bir medeniyete sahip olduğunu gözardı eden Özgür Özel’den devlet adamı olmasını beklemek saflık olur. Hala Krallık ile yönetilen, başka ülkeleri istila ederek kanlı bir siyasi mirasa sahip olan İngiltere demokrasisinin günümüzdeki çifte standartlarını görmeyen Özgür Özel, Türk Demokrasisini öpüp başının üstüne koymalıdır.

Mutlak sınırları olmayan, sürekli bir gelişim içerisinde olan demokrasi konusunda ülkemizi ileri bir seviyeye taşımak, başta siyaset yapanların görevidir. Ağlamak sızlanmak, dışarıdan medet ummak yerine kendi ülkenin insanı ile barışık olmak, üsttenci bir yaklaşım yerine farklılıklara tahammül ederek halka inmek gelişmiş bir demokrasi için yeterli olacaktır. İlkeli olmak, kim yolsuzluk yaparsa karşısında tavır alarak hukukun işleyişine yardımcı olmak da unutulmamalıdır.

Mutlu Bilge

27.03 2025/İSTANBUL

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.