Türk İnkılap Tarihi dersinde Türklüğe ya da Milli Varlığa Zararlı Cemiyetler başlığı adı altında Wilson Prensipleri Cemiyeti, Kürt Teali (Yükselme) Cemiyeti; Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler: Pontus Rum Cemiyeti, Mavri Mira gibi Cemiyetlerden bahsederdi. Milli Mücadele döneminde varlık gösteren bu cemiyetlerin ortak özelliği Türk varlığını yok etmek, Türk olana ve Türk'e ait olan her şeye düşman olmaktı.

Kurtuluş Savası kazanıldı, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu ama milli varlığa zararlı cemiyetler kapandı, yok oldu zannetmeyin. Şu ya da bu şekilde çeşitli kisveler altında varlıklarını devam ettirenler var. Bunlardan biri, sözde işadamı örgütlenmesi, bir sivil toplum örgütü olan Türk Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (TÜSİAD)'dir. Adında Türk ibaresi bulunmasına karşılık bunlar Türk olmaktan hoşnut değillerdir. Bunların Türklüğe verdiği zararı yukarıda bahsedilen cemiyetler verememiştir. Onların açıkça düşman oldukları bilindiği için tedbir almak ve mücadele etmek kolay olmuştu.

TÜSİAD denilen zararlı Cemiyet ise bu ülkenin kaymağını yer ama bu ülkeden hiç bir zaman memnun olmaz. İktidarda kimin olduğu, sağ ya da sol parti hiç fark etmez, bunların menfaatine aykırı en küçük bir şeyde tepeden bakan bir yaklaşımla ve zengin şımarıklığı ile açıklamalar yaparlar, hükümetlere ve daha da ileri giderek siyasete ayar vermeye kalkarlar. Türk Siyasi Tarihi bunun örnekleriyle doludur.

Bu çıkışlar yüzünden devrilen hükümetler, bozulan ekonomik istikrar ve sönen ocaklar ortak hafızamızda sürekli canlı duruyor. Bunların siyasi ve ekonomik manipülasyonları ve darbe şakşakçılıkları yüzünden esen yelden hile seziyoruz. TÜSİAD Yöneticilerinin son açıklamalarının ardından haklarında soruşturma başlatılması ve mahkemeye çıkarılmaları da bu hile sezilmesi yüzündendir.

Bu soruşturma olayı, zaten böyle bir şey olsun diye bekleyen ve Türkiye'de hukuksuzluk algısı oluşturarak istikarı bozmaya çabalayan kesimler için bulunmaz bir nimet oldu. Ancak Türkiye olarak biz böyle durumlara yabancı değiliz. Bu senaryolar geçmişte defalarca sahneye konuldu. Adnan Menderes döneminde  gençleri kıyma makinelerine attılar yalanlarını uyduranlar, 12 Eylül darbe zeminini hazırlayanlar, 28 Şubat'ın Müslüm Gündüz Fadime Şahin filmini oynatanlar, muhtıralar verdirenler hep bu ellerini ovuşturan kesimlerdir.

Demokratik bir Hukuk Devletinde yasalar önünde kimsenin bir imtiyazı olamaz. Düşünce ve ifade özgürlüğü maskesi altında dernek olmanın ötesinde eski alışkanlıklarıyla ekonomik konular dışında siyasete ayar vermek için çıkış yapanların soruşturulmaları ve diğer vatandasların tabi tutulduğu muameleye maruz kalmaları son derece doğaldır. Çok sayıda siyasi partinin faaliyet gösterdiği bir ortamda asıl faaliyet konuları haricinde siyasi konularda manipülasyon yapmanın, gerçek dışı beyanlarda bulunmanın elbette bir sonucu olmalıydı ve oldu da..

TÜSİAD Üyeleri madem ki kendilerince cesurca bir çıkış yaptılar o halde bu çıkışlarının hukuki karşılığına da katlanacaklar. Türkiye'nin artık böyle zengin şımarıklarına tahammülü kalmadı.

Mutlu Bilge
20.02.2025 / İSTANBUL

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.